Türkiye’de Edebiyat Sosyolojisi Literatürü -Bir Bibliyografya Denemesi

Yazar/lar:

Yıl: 2006 Cilt: 3 Sayı: 12

Öz

Edebiyat sosyolojisi, edebiyat ile toplumsal alan (toplumsal olgular/olaylar) arasındaki ilişkileri inceleyerek, edebiyat-toplum ilişkisinin değişik yönlerini, yansımalarını ortaya koymaya çalışmaktadır. Edebiyat sosyolojisi, temelde edebî eserleri merkezi alan olarak seçmektedir. Ancak bütünüyle edebî eserlerin içerikleriyle (konu, muhteva, metin) kendisini sınırlandırarak salt metin merkezli bir araştırma gerçekleştirmemektedir. Bunun ötesinde edebiyat sosyolojisi, edebiyat ilişkilerini kendisine merkezi tema olarak seçmektedir. Buna göre edebî metin dolayımında oluşan ilişkiler, kümeler, gruplar, aktörler ve ilişki ağları, yazar, metin, okur kitlesi, yazar kuşakları, yayıncılık, okuma sorunu ve okuma nedenleri/sonuçları gibi meseleler edebiyat ilişkileri kavramının alanını oluşturmakta ve böylece edebiyat sosyolojisinin de mecrasını belirlemektedir. Sözü edilen olguların her birinin karşılıklarını, açılımlarını kendi yöntemleriyle ayrıntılı bir şekilde ele alan edebiyat sosyolojisi, yalnızca edebi eserler ile bu eserlerin içinde doğdukları toplumsal kesimlerin ortak bilinçleri arasında bağlantı kurmakla kendi alanını sınırlandırmamaktadır. Bunun ötesinde disiplinin amacı, eser-toplum ilişkisinin tüm boyutlarını içerecek analizlere ulaşmaktır. R. Escarpit’in, edebiyat sosyolojisinin dört unsur bağlamında oluştuğunu belirtmesi, disipline bir açılım kazandırmıştır. Bu yaklaşıma göre edebiyat sosyolojisi ürün/eser, yazar, okur, basım/yayım unsurlarını ayrı ayrı incelemektedir (Escarpit, 1992). Sözü edilen yaklaşım, açıklamaya çalıştığımızedebiyat ilişkileri kavramının oluşumunda olduğu kadar, edebiyat sosyolojisinin metnin sınırlarından kurtulması açısından da önemli bir yaklaşımdır.

 

Anahtar Kelimeler
Edebiyat, Toplum, Türk Sosyologları, Edebiyat ve Sosyal Hayat

İngilizce (English) için tıklayınız.