Yazı Çağrısı-3

SOSYOLOJİ DERGİSİ

Cilt 37 – Sayı 3

 

Müziğin Sosyolojisinde Kavramlar ve Sınırlar

 

Konuk Editör

Prof. Dr. Ali Ergur

(Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü)

 

Yazı Teslimi İçin Son Tarih

15 Mart 2017

 

Sosyoloji Dergisi, 1914’te kurulan ve Türkiye’de sosyolojinin bilimsel disiplin olarak gelişmesine önemli katkılar sağlayan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü bünyesinde yayımlanmaktadır.

İlk sayısı 1917 yılında basılan ve Türkçedeki ilk sosyoloji dergisi olan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Dergisi, hâlihazırda yılda üç kez (Nisan, Ağustos ve Aralık) yayımlanan ve ProQuest Cambridge Scientific Abstracts (CSA) Sociological Abstracts ve EBSCO SocINDEX tarafından taranıp indekslenen hakemli akademik bir dergidir.

Sosyoloji Dergisi, teorik ve pratik sosyoloji araştırmalarının yanı sıra, diğer sosyal bilim alanlarında çalışan bilim adamlarının katkılarına da açıktır. Dergi ayrıca değerlendirme yazıları, konferans, sempozyum ve atölye raporlarına da yer vermektedir.

Sosyoloji Dergisi’nin 2017’de yayımlanacak olan müzik temalı 3 sayısından sonuncusunda, “Müzik Sosyolojisinde Kavramlar ve Sınırlar” ele alınacaktır. Bu sayılardan ilki Yrd. Doç. Dr. Ekin Öyken’in editörlüğünde Klasik Kültürlerde Müzik ve Toplum başlıklı olup ikincisinde ise Prof. Dr. Namık Sinan Turan’ın editörlüğünde “Modernleşme ve Müzik” teması işlenecektir.

Müziğin sosyolojisi ya da Türkçe’deki yaygın kullanımıyla ‘müzik sosyolojisi’, toplum bilimlerinde görece az sayıda araştırmacının ilgi alanını oluşturur. Her ne kadar yeni bir alt sosyoloji alanı gibi görünse de, düşünsel ve yöntembilimsel temelleri, 19. Yüzyıl sonunda başlayan, sosyoloji biliminin uzmanlıklara ayrılma sürecine kadar izlenebilir. Bununla birlikte, müzik üzerine toplumsal çözümlemeler yapma eğiliminin, yaygın bir görgül pratik olarak 1960’lardan itibaren ivme kazandığını iddia edilebiliriz. Kültür-merkezli sosyoloji çalışmaları ve kuramsal yönelimlerin varlık göstermeye başladığı bu dönemde, müziğin sosyolojisi de, öncülleri olan tarihsel ve felsefi düşünümlerden farklılaşarak, önemli ölçüde saha araştırmalarıyla beslenen, toplum hayatının değişken nabzını sürekli ölçmek açısından verimli bir disiplin haline gelmiştir. Ancak müziğin sosyolojisindeki bu yeni eğilim, bir yandan ‘insanlar müzikle ne yaparlar?’ sorusuna somut yanıtlar araması açısından olumlu bir katkı sağlayıp alanın bilimsel rüştünü ispat etmesine yol açmıştır, diğer yandan bu tür çalışmalar ister istemez müziğin kendisinden ziyade ona dışsal ve çevresel olan unsurlara odaklanmıştır. O nedenle, özellikle ‘kültürel çalışmalar’ yönelimli müzik araştırmalarında çoğunlukla şarkı sözü, dinlerkitle, toplumsal anlam taşıyıcı olarak müzik etkinlikleri, star imgesi vb. temalar ağır basmıştır. Bu, halen yaygınlıkla gözlemlediğimiz, hatta ‘müzik sosyolojisi’ başlığı altında münhasıran anlaşılan yaklaşım biçimidir. Böylece müziğin sosyolojisini yaparken, ister istemez temel bir çelişkiye varıyoruz: Bir yanda, müziğin ontolojisine odaklı bir yöntemin içereceği fazla soyut ve ‘daha az sosyolojik’ olduğu düşünülebilecek bir yaklaşımın felsefeyle müzikolojinin ‘mücavir alan’larını sürekli ihlal etme olasılığı; ancak buna karşılık bizatihi müziğin dilinin sosyolojisini yapma ayrıcalığına sahip olması. Diğer yanda, ‘insanlar’ın (Latour’un deyişiyle “aktörlerin bizatihi kendileri”) müzik dolayımıyla nasıl ve hangi biçimlerde yeni toplumsallaşma bileşimleri kurdukları, bunlardan hangi anlam bağlamlarını inşa ettikleri sorusuna odaklanan, ancak bunları sağlayan müziğin dilini, sosyolojik araştırmada ‘ihmal edilebilir’ olarak addeden bir diğer eğilim söz konusudur. Bu iki (günümüzde hiç de eşit ağırlıklı olmayan) yöntembilimsel yönelim, aynı zamanda birbirine sağır iki ‘müzik sosyolojisi’ anlayışını da oluşturmaktadır. Oysa müzik üzerine düşünmek, doğası gereği disiplinlerarası bir işbirliğini gerektirir. Her ne kadar disiplinlerarasılık günümüzde bütün alanlar için söz konusu olsa da, müzik üzerine düşünmek, özel bir disiplinler karşılaşması ve işbirliğini gerekli kılmaktadır. Zira müziğin ontolojisi üzerine yeterince derin bir şekilde söz söyleme yetkisine sahip olanlar, eğer istisnai olarak çok özel bir ilgi ve eğitime sahip değillerse, toplum bilimlerinin yöntem ve kavramlarına yabancı, müziğin anlam ve kullanımları üzerine sosyolojik nitelikte araştırma yapma bilgisine sahip olanlar ise, istisnalar dışında, müziğin dilinden büyük ölçüde bihaberdirler. İçlerine bizatihi müzikoloji araştırmalarının önemli bir kısmı da girebilecek olan müzik üzerine çalışmalarda, doğal olarak sahip olunmayan bilgi ve yöntemle donanmış bir alanla işbirliği yapmak, Weber’ci anlamda müziği ve toplumsallığını anlamak (verstehen) için vazgeçilmez bir koşul gibi görünüyor. Bu işbirliği olasılığı ve zorunluluğu, aynı zamanda ontolojik yaklaşımla toplumsallaşma yaklaşımlarının anlamsız ayrımını da ortadan kaldırmaya hizmet edebilir. Sosyoloji Dergisi gibi köklü bir düşünce mecraını böyle bir tartışmaya açmak bu nedenle önemlidir. Müziğin sosyolojisi üzerine düşünen, araştıran bütün yazarlara, bu sayıya katkı vermeleri için çağrı yapmayı, yalnızca Türkiye’de değil, Dünya’da da çok geniş bir şekilde tartışılmayan bu yöntemsel sorunları toplu şekilde ele alan bir eser ortaya koyabilmek için önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Müziğin sosyolojisine ayrılmış olan Sosyoloji Dergisi Cilt 37 Sayı 3 kapsamında, sosyolojinin diğer alanları yanında tartışılması arzu edilen başlıca temalar şunlardır:

  • Müzik çalışmalarında disiplinlerarasılık
  • Müziğin ontolojisi üzerine sosyolojik bakışın sınırları
  • Kültür çalışmaları üzerinden müziğin dilini anlamak
  • Dinlerkitle çözümlemelerinde algılama ve toplumsallaşma farklılıkları
  • Türkiye’de müziğin sosyolojisi kapsamındaki araştırmalar
  • Müziğin sosyolojisinde yöntem sorunları
  • Müziğin sosyolojisinin kavramları

Yazarlar bu temaların dışında ancak müziğin sosyolojisinin kuramsal, kavramsal ve yöntembilimsel sorunlarını ele alan başka temalara değinen makalelerle de sayıya katkıda bulunmaya davet edilirler. Görgül araştırmalara dayanan makaleler öncelikli olarak tercih edilecektir.

Makale gönderimi http://tjs.istanbul.edu.tr/online-basvuru-yonergesi/ adresi üzerinden yapılacaktır. Editöre sorularınız için aergur@gsu.edu.tr, teknik sorularınız için sosyolojidergi@istanbul.edu.tr adresine yazabilirsiniz.